Trump, Trump! Ne yapmaya çalışıyorsun?
ABD Başkanı Donald Trump, göreve başlar başlamaz Çin, Kanada ve Meksika’dan ithal edilen mallara ek gümrük vergileri uygulayacağını belirtmişti. Bu söylemlerini 1 Şubat 2025 tarihinde imzaladığı kararlar ile duyurdu.
Çin’den ABD’ye yapılan ihracatlar için mevcut tarifelere ek olarak %10 oranında gümrük vergisi uygulamasına 4 Şubat 2025 tarihi itibarıyla başlandı.
Meksika ve Kanada tarifeleri ise sevdalı.. Bir öyle, bir böyle…
Başkan Trump'ın, Meksika ve Kanada liderleri ile 3 Şubat 2025 tarihinde yaptığı görüşmeler sonucunda, tarifeler 2025 yılının Mart ayına ertelenmişti. Sonra bir baktık ki, tarifelerin 4 Mart itibariyle yürürlüğe gireceği açıklandı. Hatta Trump, Beyaz Saray’dan yaptığı açıklamalarda bu konuda artık geri adım atılacak bir alan kalmadığını ifade etmişti.
Derken….Ertesi gün yeni bir gelişme ile uyandık: Yine bir erteleme….
Bugün gelinen noktada ise hala beklemedeyiz…
Gelişmeleri yakından takip edeceğim, ancak ABD’nin büyük ticaret ortaklarına kısmen de olsa gümrük vergisi uygulaması muhtemel görünüyor. Hatta bu durum, Avrupa Birliğini de içine alacak şekilde genişletilecek.
ABD’nin uygulayacağı gümrük vergilerini aşağıdaki şekilde özetlemek mümkün:
Kanada; Tüm ürünlerde %25, enerji kaynaklarında %10 ek gümrük vergisi, yürürlük tarihi: Nisan 2025 tarihine ertelendi.
Meksika; Tüm ürünlerde %25 gümrük vergisi, yürürlük tarihi: Nisan 2025 tarihine ertelendi.
Çin; Mevcut tarifelere ek olarak tüm ürünlerde %10, yürürlük tarihi: 4 Şubat 2025
Bu ne demek? En basit anlatımla, Amerikan şirketleri Kanada’dan veya Meksika’dan herhangi bir ürün ithal etmek istediğinde artık %25 daha fazla para ödeyecekler. Bu durum hiç şüphesiz, Amerika içinde üretilen ürünlerin maliyetini artıracak. Bu maliyetler de tüketicilere yansıtılacak. Yüksek maliyetle üretilen ürünlerin nihai tüketiciye ulaşan satış fiyatlarında artış göreceğiz.
Peki, Trump bunları neden yapıyor?
Trump’ın Amerika başkanlığının ardından, çelik dedik, alüminyum dedik, yeni tarifeler, vergiler ve en önemlisi ticaret savaşları dedik. Bence Türkiye’nin çok da içinde olmadığı, hatta belki fırsat olanağı sunabilecek bir ticaret savaşından söz ettik.
Göreve başlamadan önce Büyük Amerika’yı geri getirme sözü vardı, göreve başladığından bu yana da yeni düzenlemelerle bu sözünü adım adım yerine getiriyor.
Geçtiğimiz haftalarda Ulusal Güvenlik Önlemleri ve Amerika Öncelikli Yatırım Politikası kararlarını imzaladı. Amerika'nın ulusal güvenlik çıkarlarını korurken yabancı yatırımları da teşvik etmeyi amaçlayan bir politika bu. Tabi ki yabancı yatırımlar Amerika için oldukça önemli, çünkü yabancı yatırım ekonomik büyüme, istihdam yaratma ve yenilik için oldukça kritik.
Yani aslında herkese savaş açmadım diyor Trump. Aklı başında, Amerika’nın ulusal çıkarlarını tehdit etmeyen yabancı yatırımlara açık olduğunu, fakat Amerikan sermayesini, teknolojisini ve bilgisini sömüren yatırımları önlemek amacında olduğunu ifade ediyor.
Amaç AMERİKA'YI DÜNYANIN EN BÜYÜK YATIRIM DESTİNASYONU YAPMAK. Bunu yaparken de özellikle Çin Halk Cumhuriyeti gibi yabancıların oluşturduğu tehditlere de karşı koymayı hedefliyor.
Bu yatırım politikasında neler yer alıyor, hemen satır başlarına bakarsak;
- Diğer ülkelerden daha fazla yatırımın gelmesi ve yatırımların kolaylaştırılması için bir “hızlandırılmış” süreç oluşturmayı hedefliyor. Bazı ortak ülkelerden gelen yatırımları kolaylaştırmaya yönelik daha fazla idari kaynak yaratacaklar.
- Ayrıca, 1 milyar dolardan fazla olan yatırımlar için çevresel incelemeleri hızlandıracaklar. Yani, 1 milyar dolar üstü yatırımlar daha kolay onay alacak.
- Stratejik sektörlerde, teknoloji, kritik altyapı, sağlık hizmetleri, tarım, enerji, ham maddeler ve diğerleri gibi, Çin yatırımlarını kısıtlamak için, Yabancı Yatırımlar Komitesi kullanılacak.
- Bu komitenin “yeşil alan” yatırımları üzerindeki yetkisini güçlendirecekler. Böylelikle, yeşil alana yatırım yapan şirketler daha kolay onay alabilecek.
- Trump Yönetimi, ABD borsalarında yabancı şirketleri denetleyerek, sahiplik yapılarını ve dolandırıcılığı gözden geçirerek ABD yatırımcılarının tasarruflarını koruyacak ve Amerikan refahını artıracak.
- AMERİKAN INNOVASYONUNU KORUMAK amaçlanıyor: Başkan Trump, yabancı ülkelerin Amerika Birleşik Devletleri'nin gayrimenkullerinden ve fikri mülkiyetinden ulusal çıkarları zedeleyecek şekilde faydalanmasını önleme vaadini yerine getiriyor.
Dolayısıyla hedef;
- Amerika'nın yapay zeka yeteneklerinin araştırma ve geliştirilmesine öncelik vermek,
- Yabancı kötü niyetli aktörlerin Amerika Birleşik Devletleri bilgi ağlarına erişimini engellemek için harekete geçmek.
Tarifelerin ABD ekonomisine sağlayabileceği faydalar neler?
- Tarifeler, ithalatı daha pahalı hale getirerek tüketicileri Amerikan yapımı ürünleri satın almaya teşvik edebilir.
- Tarifeler, yerel sanayileri koruyarak, istihdamı korumaya yardımcı olabilir. Bazı durumlarda, şirketlerin yerli talebi karşılamak için genişlemesiyle iş yaratımına da yol açabilir.
- Tarifelerin uygulanması, ticaret müzakerelerinde bir pazarlık aracı olarak kullanılabilir ve diğer ülkeleri taviz vermeye veya ticaret uygulamalarını değiştirmeye zorlayabilir.
- Pek tabi ki tarifeler, hükümet için kullanılabilecek gelir üretir.
Ancak, potansiyel faydaların yanı sıra, tarifelerin tüketiciler için fiyat artışlarına, diğer ülkelerden misillemelere ve tedarik zincirlerinde kesintilere yol açabileceği gibi olumsuz sonuçları da olabilir. Tarifelerin genel etkisi, belirli koşullara ve ilgili endüstrilere bağlı olarak değişebilir.