Amerika’da EB-5 Yatırımcı Vizesi
Bugün, Amerika Birleşik Devletleri'ne yerleşmenin ve ailenizle birlikte Yeşil Kart (Green Card) sahibi olmanın yollarından biri olan EB-5 Yatırımcı Vizesi Programı'nı konuşalım istedim.
Bu konuyu değerlendirmenin tam zamanı diye düşünüyorum çünkü EB-5 vize programı için zamanlama kritik olabilir.
Biliyorsunuz, Dünyanın dört bir yanında ülkeler yatırımcılara vatandaşlık sunuyor. The Economist’te yayımlanan şu makaleye gore, ABD ile Iran arasındaki savaşın başlamasından bu yana, sadece bir göçmenlik hukuku firmasının yaklaşık bir düzine kadar müşterisi Türkiye’den ev satın alarak Türk vatandaşlığına geçmiş.
ABD bu kervana 1990 yılında, yabancı uyruklu kişilerin Amerika’da yeni bir ticari girişime yatırım yapmasını teşvik eden EB-5 programı ile katılmıştı. Bu program, 2022'de Kongre tarafından çıkarılan Reform ve Dürüstlük Yasası (RIA) kapsamında halen yürütülüyor. Gayet de başarılı bir şekilde.
Ancak programın – şimdilik- 30 Eylül 2026'ya kadar suresi var. O yüzden yatırımcılar için zamanlama oldukça kritik.
Kritik Tarih: 30 Eylül 2026 "Kazanılmış Hak" (Grandfathering) Sınırı
Yasadaki yatırımcıyı koruyan "kazanılmış hak" maddesi 30 Eylül 2026'da sona eriyor. Bunun anlamı şu: Eğer başvurunuzu 30 Eylül 2026'ya kadar yaparsanız, ileride ABD Kongresi programı iptal etse, durdursa veya yatırım alt limitlerini artırsa bile sizin dosyanız mevcut yasalardan korunarak işlemeye devam edecek. Bu nedenle, 2026 yılı EB-5 sektörü için tam bir "trene binme" yılı. Eğer süreci ertelerseniz, Eylül ayından sonra yasal belirsizliklerle ve artması muhtemel olan yatırım tutarlarıyla karşılaşabilirsiniz.
EB-5 Programı Nedir, Bize Ne Sunuyor?
ABD Vatandaşlık ve Göçmenlik Hizmetleri (USCIS) tarafından yürütülen EB-5 programı, Amerikan ekonomisini canlandırmayı ve istihdam yaratmayı hedefleyen bir program. Siz bu programa katılıp gerekli yatırımı yaptığınızda, ABD hükümeti de size ve ailenize (eşiniz ile 21 yaşın altındaki bekar çocuklarınıza) kalıcı oturum izni, yani Green Card veriyor.
EB-5 yatırımlarında en baskın varlık sınıfı genellikle gayrimenkul projeleri. Bunun için temelde iki şart var:
- ABD'deki ticari bir girişime gerekli sermaye yatırımını yapmak.
- Nitelikli ABD işçileri için tam zamanlı ve kalıcı en az 10 kişilik istihdam yaratmak.
Sermaye Yatırımı ve Finansman Modelleri
İşin "yatırım" kısmında bilmemiz gereken bazı önemli kavramlar ortaya çıkıyor. EB-5 vizesinde yatırım yapacağınız sermaye nakit olabileceği gibi, sahip olduğunuz taşınır veya taşınmaz tüm yasal varlıkları (gayrimenkuller gibi) kapsayabilir. Burada kritik olan iki nokta var: Sermayenin yasal sahibi olduğunuzu kanıtlamanız ve yatırımınızın "riske açık" (at-risk) olması.
"Riske Açık" Yatırım Ne Demek?
Sermayenizin göçmenlik süreciniz boyunca bir ticari risk altında kalması şarttır. Yani yatırımınızın hem kar etme ihtimali hem de zarar etme riski bulunmalıdır. Eğer bir proje size "paranızı kesin geri ödeyeceğiz" garantisi veriyorsa, bu EB-5 kurallarına aykırıdır ve başvurunuzu tehlikeye atar.
Ne Kadar Yatırım Yapmak Gerekiyor?
Mevcut yasalara göre standart minimum yatırım tutarı 1.050.000 Dolar.
Yatırımınızı işsizliğin yüksek olduğu veya kırsal kesim sayılan bir "Hedeflenen İstihdam Alanı’na (TEA - Targeted Employment Area) yaparsanız, bu tutar 800.000 Dolar'a inmektedir.
1 Ocak 2027 itibarıyla minimum yatırım tutarı otomatik olarak güncellenecek; bu da 800.000 dolarlık alt limitin muhtemelen 930.000 doların üzerine çıkacağı anlamına geliyor. Bu da, zamanlamanın kritik olduğunu gösteren başlı başına bir neden.
Bölgesel Merkezler Ne İşe Yarar?
Çoğu EB-5 yatırımcısı, yatırımlarını Bölgesel Merkezler (Regional Centers) aracılığıyla yapar. Bunlar, ekonomik büyümeyi desteklemek amacıyla faaliyet gösteren, USCIS tarafından onaylanmış kamu veya özel ekonomik birimlerdir.
Bölgesel Merkezler, belirli bir coğrafi alanda ve sektörde yatırım projeleri geliştirirler. ABD hükümeti de her yıl bu merkezler aracılığıyla yatırım yapan yabancı yatırımcılara on bin yeşil kart ayırıyor. Bugün itibarıyla USCIS tarafından onaylanmış 580 aktif bölgesel merkez bulunuyor.
Bu yapının en büyük avantajı şu: Yatırımcılar proje yönetimine doğrudan dahil olmak zorunda değil. Merkez, fonları topluyor; siz de belirli bir istihdam ve ekonomik büyüme hedefi doğrultusunda çalışan projeye ortak oluyorsunuz.
Yatırımınızı Nasıl Yapılandırabilirsiniz? Borç mu, Öz Sermaye mi?
Yatırımcılar sahip oldukları gayrimenkulleri ipotek ettirerek (örneğin HELOC - Konut Kredisi) veya bankalardan teminatlı krediler alarak EB-5 sermayelerini oluşturabilirler.
Proje tarafında ise paranız geliştiriciye bir "kredi" olarak kullandırılabilir veya öz sermaye olarak konulabilir. EB-5 yatırım seklini ihtiyaçlarınıza göre şekillendirebilirsiniz:
- Kredi/Borç Modeli: Bu durumda paranızın proje sermaye yapısındaki yerine göre Kıdemli Kredi (en düşük risk), Mezanin Finansman (orta risk) veya İkinci Derece Kredi pozisyonlarında değerlendirilebilir.
- Öz Sermaye Modeli: Paranız doğrudan projeye ortaklık (genellikle imtiyazlı hisse) şeklinde girer. Yönetime doğrudan karışmazsınız ancak projenin bir parçasına sahip olursunuz.
"Altın Kart" (Gold Card) Karmaşası Nedir?
Eylül 2025'te Beyaz Saray tarafından yayımlanan bir Kararname (Executive Order) ile "Altın Kart - Gold Card" adında yeni bir program duyuruldu. Piyasada bu program sıkça EB-5 ile karşılaştırılıyor. İşin aslı şu:
Altın Kart, EB-5 gibi bir iş yaratma veya ticari yatırım projesi değil, Amerikan hükümetine doğrudan yapılan geri ödemesiz bir "bağış" modelidir. Kişi başı 1 Milyon Dolar (kurum destekliyse 2 Milyon Dolar) bağış ve 15 bin dolar başvuru ücreti isteniyor. Üstelik bu tutar aile için değil, kişi başı ödeniyor.
Altın Kart sadece bir "başkanlık kararnamesi" olduğu için kongre tarafından bir yasa ile çıkarılan EB-5 kadar sağlam bir zemine sahip değil; iptal edilme veya mahkemelerden dönme riski (şu an devam eden davalar var) çok yüksek. EB-5 ise yatırımınızın (risk taşısa da) proje sonunda size geri dönme ihtimalini barındırır, tek bir 800 bin dolarlık yatırımla tüm ailenizi kapsar ve 30 Eylül 2026'ya kadar başvurulması halinde Amerikan yasaları tarafından güçlü bir şekilde korunur.
Çok hızlı değil, temkinli olmakta fayda var
Sektörde, 2026 yazının EB-5 açısından yoğun ve başarılı geçeceğine dair müthiş bir beklenti var. Göçmenlik avukatları, 30 Eylül'deki yasal koruma sınırını kaçırmak istemeyenler nedeniyle oluşacak talep patlamasına hazırlanıyor. Fakat, sırf son tarihe yetişmek uğruna eksik dosyalar sunmamak gerekiyor. Aynı şekilde, finansmanı tam ayarlanmamış veya inşaat başlangıç tarihi netleşmemiş proje başvurularına karşı da dikkatli olmak gerekiyor.
Konuyu 21 Mayıs 2026 tarihinde USCIS tarafından yayımlanan ve Amerika Birleşik Devletleri içinden yapılan Yeşil Kart başvurularının değerlendirilme şeklini ciddi anlamda değiştiren Policy Memorandum açısından da değerlendirmek önem teşkil ediyor.